ens@r
30-12-2005, 23:36
Zuhal Uzundere - Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 1980-2001 yılları arasında ölüm istatistiklerine dayanarak hazırlanan bir çalışmada, Türkiye'de söz konusu tarihlerle beklenen yaşam süresinin bir yıl uzadığı belirlendi.
Yaşar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nilgün
Moralı ve Araştırma Görevlisi Esra Turan tarafından yapılan çalışmada,
1980-2001 arasında TÜİK'in ölüm istatistikleri baz alınarak hazırlanan
hayat tablolarından elde edilen beklenen yaşam süreleri incelendi.
Çalışmada, son yüzyılda gerçekleşen hızlı teknolojik değişime
paralel olarak sağlık sektöründe yaşanan gelişmeler ve yaşam
standartlarının yükselmesinin dünya genelinde insan ömrünün bir önceki
yüzyıla oranla uzamasına neden olduğu bildirildi. Yapılan
değerlendirmede, BM Kalkınma Programı'nın 2003 yılı ''İnsani Gelişme
Endeksi'' verilerine göre, doğumda beklenen ortalama yaşam süresinin
dünya ortalamasının 66.7 olarak hesaplandığı, aynı raporda bu sürenin
Türkiye için 70.1 olarak verildiği ifade edildi.
-ÜÇ AŞAMALI ÇALIŞMA-
Üç aşamalı olarak yapılan çalışmanın ilk ayağında, öncelikle 1980-
2001 TÜİK ölüm istatistiklerine dayanılarak kadınlar, erkekler ve her
iki cins için toplu olarak ayrı ayrı yıllık hayat tabloları
hazırlandı.
Çalışmanın ikinci aşamasında, elde edilen hayat tablolarından 1980
ve 2001 yılları arası dönemdeki tüm yıllarda kadınlar, erkekler ve
toplam için beklenen yaşam süreleri bulunarak, süredeki değişiklikler
öncelikle grafikler çizilerek incelendi. Çalışmanın son aşamasında ise
ortalama ömür süresinin ne kadar değiştiğini bulabilmek için 2001
yılındaki beklenen yaşam süreleri ile 1980 yılındaki beklenen yaşam
süreleri arasındaki fark alındı.
Türkiye'deki toplam nüfus içinde yer alan 0 yaşındaki birey için
1980 yılında beklenen ömür süresi yaklaşık 43 yılken, bu rakamın 2001
yılında 59'a çıktığı tespit edildi. Aynı dönemde kızların doğumda
hayatta kalma süresi 46, erkeklerin 42 olarak öngörülürken, bu sürenin
2001 yılında kızlarda 62'ye, erkeklerde 57'e yükseldiği belirlendi.
Çalışmada, bulgular ışığında bebek ölümlerinin 1980'den 2001
yılına kadar azaldığına dikkat çekilerek, doğumda beklenen hayatta
kalma süresi büyük artış göstermesine rağmen, diğer yaşlar
incelendiğinde bu kadar büyük bir artışın görülmediği vurgulandı.
Türkiye'de ortalama ömrün arttığını gösterebilmek için yapılan
testlerin sonucunda ise ülkede 1980 yılından 2001 yılına kadar tüm yaş
grupları dikkate alındığında, kadınlarda, erkeklerde ve her iki grup
birlikte düşünüldüğünde beklenen yaşam süresinin bir yıl artmış olduğu
anlaşıldı.
-PROF. DR. MORALI'NIN DEĞERLENDİRMESİ-
Çalışmanın sonuçlarını AA muhabirine değerlendiren Prof. Dr.
Nilgün Moralı, medyada veya halk arasında sürekli ortalama insan
ömrünün uzadığına dair söylemler yer aldığı belirterek, çalışmayı,
istatistiki verilerin bu söylemleri ne derece doğruladığını anlamak
için yaptıklarını söyledi.
Çalışmada, yeni doğan bebeklerle ilgili olarak ortalama ömür
süresinde anlamlı bir uzama görüldüğünü anlatan Moralı, ''Bebek
ölümlerinin çoğu hastalıklar nedeniyle olur. Bu ölümler, aradan geçen
yıllarda önemli ölçüde engellenmiş. Ancak, birey belli bir yaşa
geldikten sonra karşılaşılan ölüm riskleriyle ilgili önemli bir
ilerleme yok. Yeni doğan bebekler için doğumda beklenen yaşam süresi
oldukça artmıştır, ancak belli bir yaşa kadar yaşamayı başarmış bir
insan için kalan ömür beklentisi için değişen çok fazla birşey yok''
dedi.
http://www.haberturk.com/news/207572.html
TAMAM İYİ HOŞ UZAMIŞ DA, BENCE İNSANIN NE KADAR DEĞİL NASIL YAŞADIĞI ÖNEMLİDİR. 57-62 YIL YAŞAMIŞSIN NE OLACAK SEFALET İÇİNDE GEÇEN YILLAR OLDUKDAN SONRA!!!
Yaşar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nilgün
Moralı ve Araştırma Görevlisi Esra Turan tarafından yapılan çalışmada,
1980-2001 arasında TÜİK'in ölüm istatistikleri baz alınarak hazırlanan
hayat tablolarından elde edilen beklenen yaşam süreleri incelendi.
Çalışmada, son yüzyılda gerçekleşen hızlı teknolojik değişime
paralel olarak sağlık sektöründe yaşanan gelişmeler ve yaşam
standartlarının yükselmesinin dünya genelinde insan ömrünün bir önceki
yüzyıla oranla uzamasına neden olduğu bildirildi. Yapılan
değerlendirmede, BM Kalkınma Programı'nın 2003 yılı ''İnsani Gelişme
Endeksi'' verilerine göre, doğumda beklenen ortalama yaşam süresinin
dünya ortalamasının 66.7 olarak hesaplandığı, aynı raporda bu sürenin
Türkiye için 70.1 olarak verildiği ifade edildi.
-ÜÇ AŞAMALI ÇALIŞMA-
Üç aşamalı olarak yapılan çalışmanın ilk ayağında, öncelikle 1980-
2001 TÜİK ölüm istatistiklerine dayanılarak kadınlar, erkekler ve her
iki cins için toplu olarak ayrı ayrı yıllık hayat tabloları
hazırlandı.
Çalışmanın ikinci aşamasında, elde edilen hayat tablolarından 1980
ve 2001 yılları arası dönemdeki tüm yıllarda kadınlar, erkekler ve
toplam için beklenen yaşam süreleri bulunarak, süredeki değişiklikler
öncelikle grafikler çizilerek incelendi. Çalışmanın son aşamasında ise
ortalama ömür süresinin ne kadar değiştiğini bulabilmek için 2001
yılındaki beklenen yaşam süreleri ile 1980 yılındaki beklenen yaşam
süreleri arasındaki fark alındı.
Türkiye'deki toplam nüfus içinde yer alan 0 yaşındaki birey için
1980 yılında beklenen ömür süresi yaklaşık 43 yılken, bu rakamın 2001
yılında 59'a çıktığı tespit edildi. Aynı dönemde kızların doğumda
hayatta kalma süresi 46, erkeklerin 42 olarak öngörülürken, bu sürenin
2001 yılında kızlarda 62'ye, erkeklerde 57'e yükseldiği belirlendi.
Çalışmada, bulgular ışığında bebek ölümlerinin 1980'den 2001
yılına kadar azaldığına dikkat çekilerek, doğumda beklenen hayatta
kalma süresi büyük artış göstermesine rağmen, diğer yaşlar
incelendiğinde bu kadar büyük bir artışın görülmediği vurgulandı.
Türkiye'de ortalama ömrün arttığını gösterebilmek için yapılan
testlerin sonucunda ise ülkede 1980 yılından 2001 yılına kadar tüm yaş
grupları dikkate alındığında, kadınlarda, erkeklerde ve her iki grup
birlikte düşünüldüğünde beklenen yaşam süresinin bir yıl artmış olduğu
anlaşıldı.
-PROF. DR. MORALI'NIN DEĞERLENDİRMESİ-
Çalışmanın sonuçlarını AA muhabirine değerlendiren Prof. Dr.
Nilgün Moralı, medyada veya halk arasında sürekli ortalama insan
ömrünün uzadığına dair söylemler yer aldığı belirterek, çalışmayı,
istatistiki verilerin bu söylemleri ne derece doğruladığını anlamak
için yaptıklarını söyledi.
Çalışmada, yeni doğan bebeklerle ilgili olarak ortalama ömür
süresinde anlamlı bir uzama görüldüğünü anlatan Moralı, ''Bebek
ölümlerinin çoğu hastalıklar nedeniyle olur. Bu ölümler, aradan geçen
yıllarda önemli ölçüde engellenmiş. Ancak, birey belli bir yaşa
geldikten sonra karşılaşılan ölüm riskleriyle ilgili önemli bir
ilerleme yok. Yeni doğan bebekler için doğumda beklenen yaşam süresi
oldukça artmıştır, ancak belli bir yaşa kadar yaşamayı başarmış bir
insan için kalan ömür beklentisi için değişen çok fazla birşey yok''
dedi.
http://www.haberturk.com/news/207572.html
TAMAM İYİ HOŞ UZAMIŞ DA, BENCE İNSANIN NE KADAR DEĞİL NASIL YAŞADIĞI ÖNEMLİDİR. 57-62 YIL YAŞAMIŞSIN NE OLACAK SEFALET İÇİNDE GEÇEN YILLAR OLDUKDAN SONRA!!!